Safveti Ziya - Salon Köşelerinde
Sayfa Sayısı : 150
Merhabalar, bugün yine Türk Edebiyatı Klasiklerinden bir
eseri inceleyeceğim. İş Bankası Türk Edebiyatı Klasiklerindeki 16. kitap ve
benim de bu seriden okuduğum 2.kitap olan Salon Köşelerinde, Servet-i Fünun
topluluğuna ait bir eser ve tüm özelliklerini de taşıyor. Yazar; ağdalı, süslü
bir dil kullanmış, işlenen konuyu bize çok yoğun bir anlatımla sunmuş.
Kitabın arka kapağında, kitabın ilk olarak Servet-i Fünun
dergisinde yayınlandığından ve sansüre maruz kaldığından bahsediliyor. II.
Meşrutiyet’in ilanından sonra yazar çıkarılan bölümleri de ekleyip tekrar yayınlamış. Yine arka kapakta kitabın otobiyografik özellikler taşıdığından ve
o dönemdeki Batılılaşmayı anlattığından bahsediliyor. Türk edebiyatı yazarı ve
tarihçisi Tahir Alangu kitap hakkında şu ifadeyi söylemiş : “Türkiye’de yabancı
aileler çevresindeki bir Türk’ün yaşayışını tasvir etmesi bakımından bütün o
dönem romancılarının eksik bıraktıkları bir tarafı başarıyla tamamlamaktadır.”
Kitabın konusuna gelecek olursak Şekip Bey o dönemlerde
yabancı aileler tarafından çokça popüler olan salon danslarına ilgi duyan bir
adamdır ve sıklıkla bu etkinliklere katılır. Hatta kitabın adı da buradan
gelmektedir. Bir gün yine bir etkinliğe katılan Şekip, İngiliz Lydia ile
tanışır. Lydia, İstanbul’da kimsenin iyi vals yapamadığını düşündüğünden dans
isteklerini reddeder. Bir tanıdıklarının önerisi üzerine Şekip ile vals yapar
ve o valsten sonra Şekip, Lydia’dan hoşlanmaya başlar. Kitap, ağırlıklı olarak
Şekip ile Lydia’nın ilişkilerinin gelişme aşamalarını anlatmasının yanı sıra az
da olsa o dönemdeki halkın yaşantısına da değiniyor. Zaman zaman da karakter
vatanına olan sevgisinden bahsediyor. Kitabın sonunda Şekip’in vatanı ve aşkı
arasında bir tercih yapması beklenir. Kitabı edebiyatımızdaki değişimi,
gelişimi görmek isteyen ve Servet-i Fünun dönemi eserlerini merak edenlere
öneririm.
Emine

Yorumlar
Yorum Gönder