H. G. Wells Tanrıların Tohumu




Yayınevi : İthaki
Sayfa Sayısı : 270
Çeviren : Murat Karlıdağ

Merhabalar, bundan kısa bir süre önce Mihail Bulgakov ’un Ölümcül Yumurtalar kitabını okumuştum. O kitapta H. G. Wells’in Tanrıların Tohumu isimli eserinin de adı geçiyordu. Hatta bilim insanları buldukları keşfin Tanrıların Tohumu’nda geçenle aynı olduklarından bahsediyorlardı. Ben de bunun üzerine Tanrıların Tohumu’nu merak edip okudum. İki kitap da benzer bir konuyu ele almışlar. İkisinde de konu, bilim insanlarının canlıların normalden çok daha fazla büyümesine sebep olan bir maddeyi bulmalarıyla başlıyor. Ancak Bulgakov konuyu biraz daha sade ele alırken ve o dönemde Rusya'da yaşananlara bolca gönderme yaparken Wells’in kitabında betimlemeler, ayrıntılar daha çoktu ve konu daha farklı işlenmişti.

Tanrıların Tohumu’nda canlıların büyümesini sağlayan madde Herakleophorbia, Tanrıların Tohumu ya da Dev Tohumu olarak da geçiyor. Bu maddenin keşfini yapan bilim insanları Redwood ve Bensington, Herakleophorbia’yı ilk önce Deney Çiftliği adını verdikleri bir yerde tavuklar üzerinde denemeye karar veriyorlar. Çiftliğin başında durup büyümeyi gözlemlemeleri için de bir aileyle anlaşıyorlar. Ailenin ihmalkârlığı sonucu bu maddenin gelişimi sadece tavuklarla sınırlı kalmıyor, gittikçe çiftliğin etrafındaki diğer bitkiler ve hayvanlarda da aşırı büyüme gerçekleşiyor. Hatta Redwood, daha ileri giderek kendi küçük oğluna da bu maddeden veriyor. Zamanla diğer bebekler üzerinde de denemeye başlıyorlar. Bunun sonucunda dev bir insan ırkı ortaya çıkıyor. İnsanlar bu değişimden korktukları için dev çocukları sadece sınırlı bir bölgede tutmaya çalışıyorlar. Dev bebekler büyüdüklerinde, kendilerini o zamana kadar küçük bir alana hapsedip bu alandan çıkmalarını yasaklayan insan ırkının bu davranışını sorgulamaya başlıyorlar. Bu dev insanlar artık dünyanın güzelliklerini görmekten mahrum olmamak, istedikleri yerlere gidip istedikleri şeyleri yapmak istiyorlar ve gittikçe insanlar ile dev ırk arasında kaçınılmaz olarak bir çatışma başlıyor.

Kitap, Tohumun Ortaya Çıkışı, Köydeki Tohum ve Tohumun Hasadı olmak üzere üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde yazarın üslubundan dolayı odaklanmakta zorlandım. Ama yazarın yazım tarzına alıştıktan sonra kitabın konu olarak sürükleyici ve merak uyandırıcı olması daha baskın hale geldi. Aslında bu Wells’in okumuş olduğum ikinci kitabıydı. İki yıl önce Zaman Makinesi’ni okumuştum. Uzun bir okuma süreci olsa da Wells okumaya devam etmek istiyorum.
                                                                                                                                                                                   Emine


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Stefan Zweig Bir Kalbin Çöküşü

Stefan Zweig Mecburiyet Yorumu